ali öztürk ekonomist emeklilik danışmanlık: Resul KURT
SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLİK DANIŞMANLIĞI
• En Erken Nereden ve Nasıl Emekli Olacağınızın Tespiti • SSK ve Bağ-kur Emeklilik Başvuruları • Emeklilik Hesaplama • Danışmanlık Hizmetimiz Ücretlidir.
SSK ve Bağ-kur Sorularınız İçin Yazın: 

BU YAZIYI ARKADAŞLARINIZA TAVSİYE EDİN!

Resul KURT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Resul KURT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sağlık verilerini kullananlar dikkat - Resul KURT yazdı!

Sağlık verilerini kullananlar dikkat!

Son dönemlerde, kişisel verilerin gizliliğine ilişkin hukuksal temel oluşturulmakta ve bu temel özellikle anayasal bir hak olan özel hayatın gizliliğini koruma esaslı ilerlemektedir.
Son olarak, 20.10.2016 tarih ve 29863 Sayılı Resmi Gazete’de, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik yayınlanmıştır.
Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanmış olup, sağlık hizmet sunucularını ve kişisel sağlık verilerini işleyen kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerini kapsamaktadır. Buna göre, kamu ve özel hastaneler, personellerine ilişkin sağlık kaydı bulunduran işverenler, OSGB’ler dahi sağlık kişisel verilerinin korunmasından sorumlu olacaklardır.
Yönetmeliğin amacı; kişisel verilerin korunması ve veri mahremiyetinin sağlanmasına, kişisel sağlık verilerini toplama, işleme, aktarma, bu verilere erişim için kurulacak sisteme, kişisel sağlık verisi kaydı tutulan sistemlerin güvenliği ve denetimi ile sağlık hizmeti sunumundaki personel hareketlerinin Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesine ilişkin işlemlerde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.
Sağlık hizmet sunucularında görevli kişiler, kişinin sağlık verilerine ancak verilecek olan sağlık hizmetinin gereği ile sınırlı olmak kaydıyla işleyebilir ve erişebilir. Yani sağlık hizmet sunucuları, vatandaşlara ait sadece sağlık hizmetlerinin gerektirdiği ölçüde kayıt tutabilir.
Kişisel sağlık verileri; kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Bu amaçlar haricinde kişisel verilerin korunması, veri sahibinin açık rızasına bağlı olacaktır.
Sağlık Bakanlığı tarafından Merkezi Sağlık Veri Sistemi ve Kişisel Sağlık Kaydı Sistemi kurulacaktır. Merkezi Sağlık Veri Sistemi, sağlık hizmet sunularının kendilerinden sağlık hizmeti alan kişiler hakkında verilerin işleneceği kayıt sistemidir. Kişisel Sağlık Kaydı Sistemi ise, vatandaşların kendi sağlık bilgilerini takip edebilecekleri kayıt sistemi olacaktır.
Verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel sağlık verileri, ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından anonim hale getirilir veya silinir. Silinmesi talep edilen veriler; bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması ya da verilerin ihtiyaç halinde adli mercilere verilebilmesini mümkün kılmak için, Sağlık Bakanlığı’nca kurulan merkezi bir sistemde veri bütünlüğü bozulmadan arşivlenir. Arşivlenen verilere bu amaçlar dışında erişim engellenir. Merkezi Sağlık Veri Sistemi’ne aktarılan veriler, aktarımın yapıldığı tarihten 10 yıl sonra yerel veri tabanından silinebilir.
Sağlık personeli istihdam eden sağlık hizmet sunucuları, istihdam ettiği personele ait bilgileri ve personel hareketlerini 15 gün içerisinde Sağlık Bakanlığı’na bildirmekle yükümlüdürler. Bildirim, Sağlık Bakanlığı’nca belirlenecek yöntem aracılığı ile yapılır.
Belirlenen süre içerisinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi veya eksik ya da hatalı yerine getirilmesi hâlinde sorumlu kişi, kurum veya kuruluş, yazılı olarak uyarılır. Uyarıyı gerektiren problemin 15 gün içerisinde giderilmemesi hâlinde uyarı tekrarlanır. İkinci uyarıdan itibaren 15 günün sonunda uyarıyı gerektiren problemin giderilmemiş olması hâlinde sorumlu kişi, kurum veya kuruluş hakkında genel hükümlere göre işlem tesis edilir.
Resul KURT - DÜNYA

İdari para cezası yapılandırmasına SGK ayarı geliyor - Resul KURT yazdı!

İdari para cezası yapılandırmasına SGK ayarı geliyor!

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun yürürlüğe girdi. Bu kanun ile borçlarla ilgili yapılandırma ve aflar uygulanmaya başlandı. 
SGK tarafından yayınlanan 2016/18 sayılı Genelgede, SGK’ya ilişkin idari para cezası yapılandırma usul ve esasları açıklanmıştır.
İdari para cezası;
- Belge veya bildirgenin yasal süresi dışında kuruma verilmiş olmasından kaynaklanıyor ise idari para cezasına konu fiil, belge veya bildirgenin yasal olarak verilmesi gereken son gününde,
- İşyeri defter, kayıt ve belgelerinin ibraz edilmemesinden kaynaklanıyor ise idari para cezasına konu fiil, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin tebligatın alındığı tarihten itibaren 15. günde,
- Defter, kayıt ve belgelerin geçersiz olduğunun tespitinden kaynaklanıyor ise idari para cezasına konu fiil geçersiz defter, kayıt ve belgenin ilişkin olduğu ayın/dönemin son gününde, işlenmiş sayılmaktadır.
Özellikle, cezanın kesinleşmiş olması ifadesi büyük mağduriyetlere yol açmaktaydı. SGK uygulamada idari para cezalarının tebliğini oldukça geç yapmakta ve bu durumda İdari para cezasına konu fiil 30.06.2016 tarihinden önceye ait olsa da, 18.08.2016 tarihi itibariyle kesinleşmiş olması mağduriyetlere sebep olabilmekte.
Buna ilişkin yaşanan ve basında da yer alan idari para cezalarının 18.8.2016 tarihinden sonra kesinleşmesi halinde, yapılandırmadan faydalanılmaması SGK yönetimi tarafından yeniden değerlendirilmiş ve özellikle meslek mensupları, mali müşavir ve yeminli mali müşavirlerin bu yöndeki talepleri de dikkate alınarak sorunun çözümü noktasında bir çalışma yapılmıştır.
Bu çalışmaya göre, hazırlanan 2016-22 sayılı SGK genelgesinde, yaşanan mağduriyetler dikkate alınarak 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) yeniden yapılandırma başvurusunda bulunan işverenlerin/işyerlerinin 2016/Haziran ve önceki aylara ait olup Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan;
- SGK ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının raporlarından,
- Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından alınan bilgi/belgelerden,
- Mahkeme kararlarından, kaynaklanan prim borçlarının en geç 31.12.2016 tarihine kadar tahakkuk etmiş; idari para cezalarının ise 31.12.2016 tarihine kadar tebliğ edilmiş olması şartıyla yapılandırma kapsamında değerlendirilmesine ilişkin hazırlık yapılmaktadır.
Bu düzenleme ile vatandaşların sesine kulak veren, SGK’nın yeni Başkanı Sayın M. Selim Bağlı’ya ve ekibine bu tür sorunlara ve mağduriyetlere olan yaklaşımı ve hassasiyetinden ötürü okurlarımız adına teşekkür ediyoruz.
Resul KURT - DÜNYA

Stajyerlerin iş kazasını kim bildirecek? - Resul KURT yazdı!

Stajyerlerin iş kazasını kim bildirecek?

5510 Sayılı Kanun’a göre, “meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler”, 5 (b) kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 5 (b) kapsamında sigortalı sayılanlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primleri ödenmektedir.
Stajyerlerin adına emeklilikle ilgili uzun vadeli sigorta kolu primleri yatırılmadığından dolayı staj sigortası SGK açısından emeklilik hesabında sigorta başlangıç tarihi sayılmadığı gibi, prim gün sayısı olarak da dikkate alınmaz.
5510 Sayılı Kanun’un, “Prim Ödeme Yükümlüsü” başlığını düzenleyen 87. maddesinde düzenlendiği üzere stajyer öğrenciler için prim ödeme yükümlüsü, meslek liselerinde okumakta iken staja tabi tutulanlar için okulları; yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler için yükseköğrenim kurumlarıdır. Bu anlamda bu öğrenciler ile stajın gerçekleştiği işyeri işverenleri arasında sigortalılık ilişkisi doğmamaktadır.
Diğer bir deyişle gerek meslek liselerinde ve gerekse de yükseköğretimde zorunlu staj yapan veya staj yapması uygun görülenlerin sigorta primlerini öğrenim gördükleri okullar yatırmaktadır. 5510 Sayılı Kanun’da yer almakla birlikte genel bir sosyal güvenlik uygulaması olarak, iş kazası bildirimi, kısa vadeli sigortalı kolları açısından prim ödeme yükümlüsü olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmaktadır. Her ne kadar 5/b kapsamındaki stajyer öğrenciler için prim ödeme yükümlüsü okul/yükseköğrenim kurumu olsa da, 6331 Sayılı Kanun uygulaması gereğince, iş sağlığı ve güvenliği açısından stajyerlerin diğer sigortalılardan ayrı olarak değerlendirilmemesi sonucunda stajyerlerin iş kazası bildirimi tartışmalı bir konu halinde gelmiştir.
Ancak, stajyerlerin iş kazası bildirimleri işverenler tarafından yapılmaktadır. Bu husus, açık bir şekilde Kısa Vadeli Sigorta Kolları Uygulama Tebliği’nin 7. maddesinde yer almaktadır.
“5510 Sayılı Kanun’un 5(b) bendinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde ise, eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirimleri yapılmalıdır.”
Yine, SGK’nın 01.09.2015 tarihinde yayınlanmış olduğu 2015/22 sayılı Genelgesi’nde ayrıca düzenleme yapılarak; stajyerlerin iş kazası bildiriminin işverenler tarafından yapılacağı hatırlatılmıştır.
Ayrıca, işverenler tarafından ilgili eğitim kurumuna da mutlaka yazılı olarak bilgi verilmelidir.
“5(b) bendi kapsamında bulunan çırak ve stajyer öğrenciler ve İş-Kur kursiyerlerinin staj gördükleri sırada iş kazası geçirmeleri veya meslek hastalığına tutulmaları halinde bildirimleri, söz konusu kişilerin işverenleri tarafından yapılacak ve yükümlülüğün süresinde yerine getirilmemesi “durumunda idari para cezaları işverenlerine uygulanacaktır.” belirtilmiştir.
Dolayısıyla 5/(b) kapsamında sigortalı olan stajyerlerin, her ne kadar prim ödeme yükümlüsü okul/yükseköğrenim kurumu olsa da, 6331 Sayılı Kanun gereğince işverenlerin stajyerlerden de sorumlu olması nedeniyle stajyerlerin iş kazası veya meslek hastalığı durumları işverenler tarafından yapılacaktır. Bu bildirim stajyerlerin okulları tarafından yapılmayacaktır.
Sonuç olarak: Stajyerlerin iş kazası bildiriminin işverenler tarafından 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmesi ve ayrıca ilgili eğitim kurumuna da yazılı olarak bilgi verilmesi gerekmektedir.
İşverenlerin, iş kazasını bildirmeme yükümlülüğü nedeniyle doğabilecek idari para cezasıyla karşılaşmamaları için bu hususa dikkat etmeleri ve stajyerlerin maruz kaldığı iş kazalarını mutlaka SGK’ya bildirmeleri önem arz etmektedir.
Resul KURT - DÜNYA

Asgari ücret bilmecesi sona eriyor - Resul KURT yazdı!

Asgari ücret bilmecesi sona eriyor!

2016 yılında asgari ücretin yaklaşık %30 oranında artışı, çalışanların hem nominal hem de reel ücretlerinde ciddi bir yükselmeyi beraberinde getirdi. Hatta domino etkisi ile asgari ücret üzerinde ücreti olanların da ücretleri ya da ücret beklentileri yükseldi. 
Bu düzenleme ile birlikte, yıl hesaplaması yapıldığında, Ekim ayından itibaren, ücretin 2. Vergi dilimine girmesiyle, asgari ücretin netinde bir düşme meydana geleceği öngörülmüştü. Bu kaybın karşılanması amacıyla ilave asgari geçim indirimi yoluyla çözüm bulundu.
Bu düzenlemedeki amaç, asgari ücretin bekar ve çocuksuz bir kişi için en düşük net tutarı olan 1.300,99 TL’nin korunmasıdır. Asgari ücretin, ikinci vergi dilimine girmesiyle birlikte oluşacak net ücret ile 1.300,99 TL arasındaki tutar, asgari geçim indirimi artışı yoluyla karşılanacak.
Kabul edilen kanun teklifinde de “2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarife nedeniyle 32’nci maddedeki esaslara göre sadece kendisi için asgari geçim indirimi hesaplanan asgari ücretlilere 2016 yılı Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgari geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder” hükmü ile yasal dayanak oluşturulmuştur.
***
Yapılandırma uzatıldı!
Bu ayın sonunda başvuru için yasal süresi sona erecek olan yapılandırma hakkı, 26 Ekim 2016 tarih ve 29869 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2016/9385 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, yapılandırma başvuru süresi 25.11.2016 tarihine kadar uzatılmıştır.
Dolayısıyla özellikle SGK borcunu yapılandırmak isteyen işverenlerin, sigortalıların, bu tarihe kadar başvuru yapması halinde, yapılandırma talepleri kabul edilecektir.
***
İş kazası ve meslek hastalığının kapsamına SGK ayarı!
Ülkemiz sosyal sigortalar hukukunda, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası, hastalık sigortası ve analık sigortası olarak tanımlanan kısa vadeli sigorta kolları uygulamaları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) genelgeleri, genel yazı ve iç talimatlarla düzenlenmiştir. Her bir kısa vadeli sigorta kolunun ayrı ayrı ikincil mevzuatla düzenlenmiş olması, SGK nezdinde iş ve işlemlerin dağınık yürütülmesine neden olmaktadır.
Bu olumsuzluğun giderilmesi amacıyla SGK Başkanlığı, ikincil mevzuatların birleştirilerek, güncel mevzuatında işlenerek tek bir genelge altında birleştirilmesine karar vermiştir. Bu nedenle, “Kısa Vadeli Sigorta Kolları Uygulamalarına” ilişkin olarak 2016/21 Sayılı SGK Genelgesi hazırlanmış ve 18.10.2016 tarihinde Kamu Mevzuat Sistemi’nde yayınlanmıştır.
***
İş kazası bildirimlerinde iş günü esastır!
- İşveren, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yapmalıdır.
- İşveren, sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmelidir.
- Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmelidir.
Bildirim süreleri iş günü olarak belirlendiğinden cumartesi, pazar ile resmi tatil günleri hesaba katılmayacak, bu günlere rastlayan kazaların anılan günleri takip eden günden itibaren 3 iş günü içinde bildirilmesi gerekecektir.
Resul KURT - DÜNYA

Otomatik BES’ te detaylar ortaya çıkmaya başladı - Resul KURT yazdı!

Otomatik BES’ te detaylar ortaya çıkmaya başladı!

Bir süredir gündemde olan ve 2017 yılbaşı itibariyle başlayacak olan Otomatik BES uygulamasına ilişkin “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 25.08.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştı.
Yeni sistemde Türk vatandaşı veya mavi kartlı olan ve 45 yaşını doldurmamış olanlardan 4/a ve 4/c kapsamında çalışmaya başlayanlar, işverenin bu düzenlediği bir emeklilik sözleşmesiyle emeklilik planına dâhil edilecek.
Yapılan değerlendirmelere göre ilk etapta 100 kişi ve üzerinde çalışanı olan işyerleri kapsama alınacak. Burada da işyerindeki işçi sayısının mı yoksa tüm işyerlerindeki çalışan sayısının mı dikkate alınacağının netleştirilmesi gerekiyor.
Özel sektör çalışanları bağlı bulundukları işyerinin büyüklüğü göz önünde bulundurularak, Bakanlar Kurulu Kararı ile tedrici olarak sisteme dahil edileceği belirtilmektedir. Ancak ilk başlangıç uygulaması için henüz işyerindeki çalışan sayısı belirlenmemiştir. Çalışanların otomatik katılıma dahil olma şartlarını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın (45 yaş altı ve üstü çalışan sayısı ayrımı yapılmaksızın) işverene bağlı tüm çalışan sayısı dikkate alınacaktır.
Tabi ki, bu sistem her ne kadar “zorunlu” olarak bilinse de cayma hakkı var. Çalışan, emeklilik planına dâhil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayabilir. Cayma hâlinde, ödenen katkı payları, varsa hesabında bulunan yatırım gelirleri ile birlikte on iş günü içinde çalışana iade edilecek. Şirket, cayma süresince ödenen katkı paylarının değer kaybetmemesini sağlayacak şekilde fon yönetiminden sorumludur. 2 ay içinde cayma hakkını kullanmayan çalışan Müsteşarlıkça belirlenen hâllerde katkı payı ödemesine ara verilmesini talep edebilecek.
***
BES’te devlet katkısı
BES’te %25 oranındaki Devlet katkısı ile iki ay içinde cayma hakkını kullanmayanlara 1.000 TL’lik teşvik verilecek.
Ayrıca %25 oranındaki devlet katkısına hak kazanma süreleri de aynı olacak. Sistemde 3 yıldan fazla kalanlar, devlet katkısına artan süreye orantılı olarak hak kazanacak.
Sistemde tamamlanan yıl sayısı Devlet katkısı hak ediş oranı

Prime esas kazanç üst sınırı artıyor!
5510 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre “Bu kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5 katı, ancak sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri için 3 katıdır”
27 Ekim 2016 tarihinde TBMM’de sunulan tasarıda,yukarıda belirtilen 6,5 kat üst sınırın değiştirilerek, sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırının günlük brüt asgari ücretin 7,5 katı olarak belirleneceğine dair düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemenin 01.01.2017 tarihi itibariyle yürürlüğe gireceği hedeflenmektedir.
Bu düzenleme henüz tasarı aşamasında olup, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeler tamamlandıktan sonda TBMM gündeminde yer edinecek.
Bu düzenleme yasalaşırsa, sadece SGK prime esas kazancın 6,5 katının üzerinde olan çalışanlar adına; işveren için ek maliyet, çalışan için ek kesinti anlamına gelecektir. Yine uzun vadede emekli aylıkları da yüksek ücretli çalışanlar için fazla prim ödendiğinden artış anlamına gelecektir.
Ülkemizin bulunduğu ekonomik şartlar ve işyerlerinin mevcut durumu dikkate alındığında istihdam yüklerinin artmasına ve istihdamda azalmaya neden olacağı, ekonomiye zarar vereceği, işletmeleri zor durumda bırakacağı açıktır. Dolayısıyla sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırının günlük brüt asgari ücretin 7.5 katı olarak belirleneceğine ilişkin düzenlemenin ekonomiye zarar vereceği, işletmeleri zor durumda bırakacağı dikkate alınarak bu artış yapılmamalıdır.
Resul KURT - DÜNYA
▲
Top